BİR SÜRGÜN KADININ HİKÂYESİ: KÜRTÇE TÜRKÜLERİN SULTANI AYŞE ŞAN

27-07-2026

DİYARBAKIR’DAN ŞAM’A, ŞAM’DAN PARİS’E UZANAN BİR SES

1970’li yılların sonlarında, özellikle Kürtlerin yaşadığı coğrafyalarda Ayşe Şan’ın sesi yankılanıyordu. Diyarbakır’dan Şam’a, Şam’dan Paris’e kadar uzanan geniş bir coğrafyada milyonlarca insan, onun seslendirdiği stranlarla hüzünleniyor, umut buluyor ve kendi yaşamından izler taşıyan duygulara ortak oluyordu.

KADIN OLDUĞU İÇİN SÜRGÜN EDİLDİ

Kadın kimliği nedeniyle yıllarca baskılarla karşı karşıya kalan Ayşe Şan, doğup büyüdüğü toprakları terk etmek zorunda bırakıldı. Sürgün bir hayat yaşamasına rağmen sesi hiçbir zaman susturulamadı. Memleketinden uzakta olsa da her sabah binlerce eve konuk oldu, söylediği ağıtlar ve türkülerle insanların yüreğine dokundu.

 

YAŞADIĞI ACILARI TÜRKÜLERİNE YANSITTI

Ayşe Şan, hayatı boyunca yaşadığı acıları, özlemleri ve sevgiyi eserlerine taşıdı. Her söylediği parçada kendi yaşam hikâyesini anlattı. Sahneye insanları mutlu etmek için çıksa da, içinde taşıdığı derin acıyı hiçbir zaman gizleyemedi.

 

DAYIKE TÜRKÜSÜ BİR EVLADIN FERYADI OLDU

Hayatının son yıllarını çocuklarıyla birlikte İzmir’de geçiren Ayşe Şan, akrabalarından aldığı ölüm tehditleri nedeniyle çok sevdiği Diyarbakır’a bir daha dönemedi. Ölüm döşeğindeki annesini son kez görmek istedi ancak buna da izin verilmedi. Annesinin mezarını ziyaret etmesi dahi engellendi. Bu büyük acıyı ise Kürtçe seslendirdiği “Dayıkê” adlı eserine yansıttı.

YALNIZ BİR ŞEKİLDE HAYATA VEDA ETTİ

Yıllarca acılarıyla tek başına mücadele eden Ayşe Şan, 18 Aralık 1996 tarihinde İzmir’de kanser hastalığı nedeniyle yaşamını yitirdi. Vasiyetinde Diyarbakır’a defnedilmeyi istemesine rağmen bu isteği yerine getirilmedi. Cenazesi, çok az kişinin katılımıyla İzmir’de toprağa verildi.

VASİYETİ 29 YIL SONRA YERİNE GETİRİLDİ

Ayşe Şan’ın yıllar önce dile getirdiği son arzusu, aradan geçen 29 yılın ardından yerine getirildi. 18 Haziran 2025 tarihinde naaşı İzmir’den alınarak çok sevdiği Diyarbakır’a götürüldü ve memleketinin toprağına defnedildi.

KÜRT MÜZİĞİNİN HAFIZALARDAN SİLİNMEYEN SESİ

Ayşe Şan, yalnızca güçlü sesiyle değil; sürgünü, kadın mücadelesini, özlemi ve memleket hasretini anlatan eserleriyle de hafızalarda yaşamaya devam ediyor. Geride bıraktığı türküler ve yaşam öyküsü, onu Kürt müziğinin unutulmaz isimlerinden biri olarak yaşatmayı sürdürüyor.

AYŞE ŞAN KİMDİR? (KÜRT MÜZİĞİNİN TAÇSIZ KRALİÇESİ)

Ayşe Şan (1938–1996), Kürt müziğinin en güçlü kadın seslerinden biri olarak kabul edilen, “Kürt Müziğinin Taçsız Kraliçesi” unvanıyla hafızalara kazınmış efsanevi bir dengbêj ve ses sanatçısıdır. Diyarbakır’da dünyaya gelen sanatçı, Eyşana Kurd ve Eyşe Xan isimleriyle de tanınmıştır. Sanat yaşamı boyunca sürgün, baskı, özlem ve acılarla dolu bir hayat yaşamış, buna rağmen güçlü sesiyle milyonların gönlünde taht kurmuştur.

MÜZİKLE İÇ İÇE BÜYÜDÜ

Müzikle iç içe bir ailede yetişen Ayşe Şan, küçük yaşlardan itibaren mevlitlerde ve dini törenlerde ilahiler okuyarak sesini duyurmaya başladı. Evliliğinin sona ermesinin ardından profesyonel müzik hayatına adım atan sanatçı, kısa sürede dikkatleri üzerine çekti.

RADYO YILLARI VE BÜYÜK ÇIKIŞI

Ayşe Şan, Gaziantep Radyosu’nda ve daha sonra İstanbul’da Kürtçe ve Türkçe eserler seslendirdi. Kendine özgü yorumu ve güçlü sesiyle büyük beğeni kazanan sanatçı, “Ez Xezal Im”, “Lê Lê Ximşê”, “Lorke”, “Dayıkê” ve birçok unutulmaz eseriyle Kürt müziğinin en önemli isimlerinden biri haline geldi.

SÜRGÜN VE BASKILARLA GEÇEN BİR ÖMÜR

Dönemin siyasi ve toplumsal baskıları nedeniyle 1972 yılında Almanya’ya gitmek zorunda kalan Ayşe Şan, daha sonra Bağdat Radyosu’nda çalışmalarını sürdürdü. Yaşamı boyunca doğduğu topraklardan uzak kaldı, yasaklar, sürgünler ve ailevi baskılarla mücadele etti. Tüm yaşadığı acıları ise eserlerine yansıtarak dinleyicilerinin yüreğine dokundu.

VASİYETİ 29 YIL SONRA YERİNE GETİRİLDİ

18 Aralık 1996 tarihinde İzmir’de hayatını kaybeden Ayşe Şan, vasiyetinde Diyarbakır’a defnedilmeyi istedi. Ancak bu isteği o dönemde yerine getirilemedi ve İzmir’de toprağa verildi.
Aradan geçen 29 yılın ardından, 18 Haziran 2025 tarihinde naaşı İzmir’den alınarak memleketi Diyarbakır’a götürüldü ve Yeniköy Mezarlığı’nda dualarla toprağa verildi. Böylece Ayşe Şan’ın yıllar önce dile getirdiği son arzusu da yerine getirilmiş oldu.

UNUTULMAYAN BİR MİRAS

Ayşe Şan, yalnızca güçlü sesiyle değil; sürgünü, kadın mücadelesini, özlemi ve memleket hasretini anlatan eserleriyle de hafızalarda yaşamaya devam ediyor. Bugün hâlâ Kürt müziğinin en önemli kadın sanatçılarından biri olarak anılan Ayşe Şan, geride bıraktığı eserlerle yeni kuşaklara ilham vermeyi sürdürüyor.

HABER/ FERHAT CANBEY

Anket